5 Şubat 2016 Cuma

KÜRK MANTOLU MADONNA





Sebahattin Ali’nin bu kitabını lise yıllarında okumuştum. Ancak sanırım okuduğum anlarda aklım beş karış  havadaymış ki bir türlü hatırlayamıyordum.. İnternette arkadaşların yorumlarını okurken evet bir şeyler şekilleniyordu ama o kadar !

Bende daha fazla vakit kaybetmeden hemen okumaya karar verdim. İyi ki de okumuşum ..

Kitap  Rasim’in işinden ayrılıp, bir arkadaşı vasıtası ile farklı bir yerde iş başı yapması ile başlıyor. Sonrasında ise ana karakterimiz olan Raif Bey ile tanışmasıyla  devam ediyor.  Ama asıl başlangıç  Raif Bey’in defteri .

Raif Bey ölümünün yaklaştığını anladığında, iş yerinde bulunan  bu genç arkadaşından defterini yakmasını  rica ediyor. Ancak Rasim  , Raif Bey  ile ilgili kafasındaki gizemi çözmek ve onu daha yakından tanıyabilmek için defteri yakmıyor ve  okuyor.

İşte o defterde  ; Raif Bey’in yaşamı, Türkiye’den Berlin’e, gidişi ,  Berlin’de yaşadıkları ve tabi ki Kürk Mantolu Madonna  (Maria Puder ) ile tanışması ve dahası var !!

Bu kitap sıra dışı ve mükemmel bir aşk hikayesi …

Roman aslında kısa bir roman. Yüz altmış sayfa. İçinde bize yabancı kelimeler yok değil ama buna rağmen gerçekten akıcı ve kolay anlaşılabilir bir dili var. Zaten bu anlaşılamayacağı düşünülen kelimeler sayfa altlarında açıklanmış.
  
Eğer hala okumamış olanlarınız varsa mutlaka okuyun. 

Ayrıca küçük bir dip not ; Bu kitap " TÜRK EDEBİYATINA DAMGA VURAN 20 ESER " arasında...