28 Mart 2016 Pazartesi

SİYAH DAMAR / İLİK - TARRYN FISHER





Tarryn Fisher, benim daha önce tanışmadığım ancak çok merak ettiğim bir yazardı. İlk 3 kitabı olan Fırsatçı, Tehlikeli Kızıl ve Hırsız üçlemesini (Beni Yalanlarımla Sev Serisi)  okumadım. Ancak dediğim gibi birçok yorumda mutlaka okunması gereken yazarlar arasında olduğunu görünce bu seri ile bağlantısı olmayan Siyah Damar ve İlikkitaplarını okuyarak onunla tanışmaya karar verdim.
Yazarın dili gerçekten muhteşem. Her iki kitabı da psikolojik gerilimi yüksek ve duygu yüklü kitaplar. İlk başlarda çok durağan olduğunu düşünsenizde sonrasında görüyorsunuz ki ; konu süper, anlatım süper, kurgu süper..


SİYAH DAMAR'da ; Senna ve Isaac baş karakterlerimiz. Senna otuzüçüncü yaş gününün sabahında hiç bilmediği bir evde uyanıyor.Evde dolanıp nerede olduğunu anlamaya çalışırken, kendisi gibi kaçırılmış olan ve daha önceden tanıdığı doktor Isaac ile karşılaşıyor. O ev de tam tamına 14 ay geçiriyorlar. Bu süreçte hissettikleri en yoğun duygu korku. Her ne kadar evde ilk uyandıklarında kendilerine uzun zaman yetecek kadar erzak olduğunu görmüş olsalar da, zamanla yemekleri, odunları ve en önemlisi umutları tükenmeye başlıyor.
Bu arada ikilinin geçmişlerinde sırları var. Ve evde bu sırlara dair ipuçları var.  Mesela atlıkarınca, mesela.....neyse bundan fazlası spoiler olur. Gerisini siz okumalısınız, hiç pişman olmayacaksınız. Ben bunu onlara yapanın kim olduğunu  sonuna kadar tahmin edememiş ve hele ki nedenini öğrendiğimde "Hadi canım yok artık !!! " diye tepki vermiştim
               --------------------------------***------------------------------------


Gelelim İLİK ile ilgili söyleyeceklerime ; 
Bu kitap da bence Siyah Damar gibi ilk başlarda oldukça durgun ilerledi. Bu kitaptaki kahramanlarımız da Margo ve Judah. 


Margo ; eskiden annesi ile çok iyi anlaşan ama sonra annesinin büyük değişiminden sonra yalnız kalan , annesi ile tek iletişimi alışveriş notlarının yazılı olduğu küçük kağıtlara dönüşen bir kız. Bone'de kendisinin "Obur Ev" dediği lanetli bir evde yaşıyor. Kendisini silik, görünmez, ezik hissederek günlerini geçiriyor. 


Bir gün Margo marketten dönerken uzun süredir izlediği komşusu tekerlekli sandalyeli Judah Grant, Margo'yla konuşmaya başlıyor. 

Bu arada mahalleden tanıdıkları yedi yaşındaki Neveah ortadan kayboluyor. Hikayenin asıl başlangıç noktası bence burası. Çünkü bundan sonrasında Margo'nun karakterinin nasıl değiştiğini ve neler yapabildiğini görüyorsunuz. Eski silik Margo gidiyor onun yerine suçluları kendi yöntemleri ile cezalandırmak isteyen Margo geliyor ve Judah'a olan hislerinin de bu duygunun önüne geçemediğini görüyorsunuz.  

Birde bu kitapta öyle şeyler ile karşılaşıyorsunuz ki söylemeden geçemeyeceğim. Siyah Damar'ı okuyanlar zaten bu kitabı okuduklarında o satırlarda hemen tepki vereceklerdir eminim.. Pembe zippo.. Doktor.... desem yeterli olacaktır :))


Sevgiler...