28 Aralık 2016 Çarşamba

MART MENEKŞELERİ


Merhaba


Kitaplığımda bir tane bile kitabı olmamasına rağmen , ben bu seneyi bir Sarah Jio kitabı ile kapatmaya karar verdim. Evet bende hiç yok ama Beste'de (kızım)  tüm kitapları var 😊 bende ondan alıp alıp okuyorum. 

Aşağıdaki görselde zaten onun kitaplığından alınmadır 😉 






Hikayeleri her ne kadar birbirinin benzeri olsa da kafanızın yoğun olduğu dönemlerde bir çırpıda okuyabilirsiniz.  Aşk, gizem, sırlar, geçmiş ve bugün arasındaki bağlantılar, "bu kadarda olmaz canım" dedirten tesadüfler 😊 Ben üç kitabını okudum ve yorumum bu.

Ancak, bu demek değil ki aynı şeyleri okuyup duruyorsunuz, hayır, haksızlık yapmamak lazım, yazarın kalemi gayet akıcı ve zaman zamanda merak uyandırıcı olduğu için bir çırpıda bitiveriyor  ve keyif de alıyorsunuz. 


Bende ; bu yılın son kitabı olarak Mart Menekşelerini okudum. Mart Menekşeleri bildiğim kadarı ile yazarın ilk kitabıymış ve ABD Library Journal En İyi Kitap ödülünü almış. 


Sarah Jio'nun " ne yazsa okurum" diyen kemikleşmiş bir okuyucu kitlesi var. Yorumlarda, bloglarda hatta forumlarda bunu görebiliyorum, belkide  okurlarını hayal kırıklılığına uğratmamak için tarzını hiç değiştirmiyordur. Bilemedim. 

Neyse 😊; Kitabın konusuna gelirsek ; bu hikayede ana karakterimiz Emily Wilson. Kocası tarafından aldatıldığı için boşanmış, kalbi çok kırık, hayalleri alt üst olmuş genç bir yazar. Bu zor süreçte maalesef yazma işini de rafa kaldırmış. Ancak ; dünya başına yıkılmış gibi hissetse de  dik duruşundan da asla taviz vermeyen bir kişiliği olduğunu da söylemeliyim.  

Bu sıkıntılı günlerinde, büyük yengesi Bee, onu kendi yaşadığı yer olan Bainbridge adasına çağırıyor. Tabii bu durum Emily'e ilaç gibi geliyor ve hemen bavulunu toplayıp yola çıkıyor. 

Adaya vardığında ilk aldığı nefesin bile ona iyi geldiğini hisseden Emily , çocukluğunun yaz aylarını hep orada geçirdiği halde uzun zamandır adaya gitmediğini fark ediyor ve Mart ayının tamamını orada geçirmeye kadar veriyor. 

Bee'nin ona verdiği pembe odaya yerleşen Emily ada da yeni insanlar ile tanışıyor. Eveleyn,  Bee yengesinin en yakın arkadaşı. Birlikte çok eğleniyorlar. 

Sonra  çocukluk aşkı diyebileceğim Greg ile karşılaşıyor. Bir kaç kez dışarı çıkıyorlar. Sonra Henry ve Jack ile tanışıyor.  

Bu arada Emily yerleştiği odadaki dolabın çekmecesinde 1943 yılında yazılmış kırmızı kadife kaplı bir günlük buluyor. 

İşte hikayenin asıl başlangıcı burası ; günlük Esther isimli bir kadın tarafından kaleme alınmış, Emily dayanamayıp bu günlüğü okumaya başlıyor. 

Okudukça günlükte adı geçen kişileri araştırmaya başlıyor ,bu araştırmalar onu hem ailesi hakkında bilinmeyen gerçeklere götürüyor hem de yazmayı planladığı yeni romana ilham kaynağı oluyor. 

Benim bu kitap da en çok sevdiğim adanın tasviri ile ilgili olan bölümlerdi. O kadar güzel anlatmış ki insan deli gibi orada olmak istiyor. İnternette şöyle bir bakayım nasıl bir yermiş burası dedim... 

İşte size bir kaç görüntü ...bakar mısınız güzelliğe !!!!